1 Nisan 2011 Cuma

Dışlayarak Yok Olmak.

Evrim teorisi her ne kadar kabul edilmese de insanların çoğu zaman hayvanlardan bir farkı kalmıyor. İinsanın bir tür hayvan olduğunu reddetmek saçmalıktır. Hem de en yırtıcı olanından. Hayvanlar kendi türlerinden ya da topluluğundan olmayan herhangi bir canlıya nedensiz şekilde saldırmazlar.
Peki ya insanoğlu? Mesela insanoğlu denilen en yırtıcı tür bir dedikodu ortamında kendi evladına karşı doldurulabilir, bununla yetmezmiş gibi başkalarını da kendi evladına karşı doldurabilir. İnsanoğlu için var olan değer yargıları en fazla ihlal edilen değer yargılarındandır. Zaar sanki hayvanlar için değer yargısı var da.. İhtiyaçları yok zaten. Neyse insan güya sosyal demokrattır ama "dava arkadaşım" dediğini satabilir. Sözde dindardır ama mezhebi farklıdır hatta farklı cemaattendir gene ayrımcılık yapar, ya da ayrımcılığa maruz kalır.
Peki ya neden? Herkes kendi cevabını kendi içinde taşıyor. Lakin bu bana göre insanoğlundaki ayrımcılık hastalığıdır. Evet hastalık.

Çok fazla teoriye girdikten sonra biraz daha pratik hayatta başıma gelen bir olayı anlatmak istiyorum. Bir zamanlar başörtüsü takan insanların üniversitelere girmesi tartışılıyordu ki, bence sözde demokrasi olan bir toplumda nasıl bir tartışmadır hayret konusu. Başörtülülerin de insan olduğunu, onların da eğitim hakkına sahip olduklarını dile getirdim defalarca. Bana "akp yakalası, tarikatçı, cemaatçi, şeriatı" gibi bir sürü saçma sapan eleştiri gelmişti. Arkamdan "dincidir, şeriatçıdır zaten konyalı, vs.." tarzı binlerce laf edildi. Ben baş örtüsünün üniversitelere girememesine her ne kadar karşı olduğumu belirtsem de ilerde olur da başörtüsü takmayanlar giremeyince ona da karşı çıkacağımı belirttim. Evet tahmin edebileceğiniz gibi "dönek, dün ne diyordu bugün ne diyor, nabza göre şerbet veriyor" diye nitelendirildim.

Yafta yapıştırmak, sözün anlamını ve derinliğini düşünmeden saldırıda bulunmak ve ayrımcılık yaratmaya çalışmak insanoğlunun en büyük hastalığıdır. İnsanoğlu evrimini tamamladığında sırf bu hastalığı yüzünden yapayalnız kalacak ve kocaman evrenin yanında bir hiç kalacak, bize göre bir kaç milisaniyesinde yaşayan bakteri kadar değersiz şekilde yok olacaktır.

1 yorum:

  1. İnsanın, türüyle başta olmak üzere tüm dünyayla çok gereksiz bir savaşı var evet. Hani bir şey gereksizdir ama estetiktir; gereksiz ancak sonunda faydalı olabilir ya, bu da değil. Ben de çokça düşünür, sorgularım bunu. Sonra kendimde ararım var mı diye. Bunalıp "yeter" dememle sonuçlanan nadir (kendimle) tartışma konularımdan.
    Başörtüsüne "tartışmak bile anlamsız, kıyafetlerden kime ne" dediğim her an "ama nasıl kadın hakları dersin" duydum. Kadınlar istisnasız kendi parasını kazanmalı dediğimde, "kadının görevi var evde, cinslerin rollerini yadsıyamazsın, işte feministlerin kaybettiği nokta" diyebilen insanlar tarafından da.
    Ne desem "bir şey" oluyorum, kimse dediğime bakmıyor. Ne dediğimizi, düşündüğümüzü umursayan pek az insan var sanırım.
    Planlı yazmadım, gelişine. Dağınıklık olmuştur mutlaka ama yazmam lazımdı. Ellerine sağlık işte.

    YanıtlaSil