27 Ocak 2011 Perşembe

Dünyanın İnsanoğlu İçin Yaratıldığını Sanmak

İnsanoğlu kendini ilk çağlardan beri gerek dinsel, gerek felsefi akımlardan dolayı dünyanın kendisi için yaratıldığını, doğanın ve diğer tüm canlıların kendisine hizmet için verildiğini sanmaktadır.

Nitekim insanoğlu denen canlı türü kendini dünyanın merkezinde zanneder, kibirlidir, bencildir, açtır, doyumsuzdur.

"Dünya madem benim için yaratıldı istediğim gibi katledeyim" mantığındadır ve bu mantığını sanayi devriminden beri dünyayı karbon gazına boğarak sürdürmektedir.

Ekonomik gelişmelerin iyi olmasını, finans ve kar olduğu sürece her şeyin iyiye gittiğini zanneder bu paragöz insanoğlu.

Türkiye'de ise rüzgar pervanesi ve güneş enerjisi imkanı ile enerji elde edebilmeyi, dünyanın bu bakımdan en iyi konumda olan ülkelerden birinde olmasına rağmen bir türlü akıl etmez. Çünkü sağa sola ihale peşkeş çekemeyecek, doğadan enerji yerine kömürden enerji ederek ticari ortaklıklar sağlayamayacaktır.
Bugün dünya'da her ülkede ciddi şekilde iklim koşulları değişmiş, 1970 lere oranla buzullar ciddi bir şekilde yok olmuştur. Milyonlarca tür tükenmiş, doğanın dengesi çoktan bozulmuş ve dünya kendi kırmızı alarmını çoktan vermiştir.
Dünya artık insanoğlunu kendi üzerinden silmeye ve doğal dengesine yeniden kavuşmak için hareketlenmeye başlamıştır.

Oysa insanoğlu şu anda ciddi bir sarhoşluk ve cahillik içindedir. Dünya ne insanoğlu için yaratılmıştır, ne de yaratıldıktan milyonlarca yıl sonra bir kaç insanın cebine para girsin diye.

Dünya kendisi için evrende var olmaktadır, bilinçsiz ve paragöz insanoğlu için yaratılmamıştır.


Özgür Yusuf Köseoğlu