14 Nisan 2010 Çarşamba

aşk, yoksa?

belki de bir insanın miladı diyebiliriz bu duyguya, hani insanın boğazında bir şeyler tıkanır ama aşağılarda bir kelebek uçuşur, onun aklınıza gelmesi bile sizi heyecanlandırır.. daha önce hiç tatmayıp, ne olduğunu anlayamadığın bir duygudur aşk.. sesini hiç duymamışsındır ama duyacağını düşündüğün anda heyecanlaadajdpqjwhodnasodnaoedqowdsoadnasdasdasdqwoejasod

tehehahah lan yoksa aşkla ilgili bir yazı yazacağımı mı düşündünüz?


Şimdi ben bunu yazalı baya olmuş. Aslında ekleme yapacaktım ama kısa hali de güzel gibi geldi. Gerçi çok böyle lakayit gibin bir şey olmuş amma ben eklemek istediklerimi ekleyim.

Şimdi kardeşim ben anadolunun bağrından kopmuş gelmiş Urfa Birecik doğumlu aslen gonyalı bir adamım. Anlamam aşk meşk işlerinden. Bu tarz olayları gayet yüzeysel ve aklıma ilk geldiği şekliyle yorumlarım..

"yhaa aşkn tanımı yok yhaa ne olabileeer senceeaa?" diyerek metropol insanının çok kafa patlayıp, sözlüklerde, arkadaş ortamında, kitaplarında yaptığı binlerce ciltlik külliyat diye nitelendirilebilecek tartışmalarından çok uzağım. Ve olayı şu şekilde gayet rahat özetlerim.

"Aşk sizin istediğiniz kişinin size sevgi ve ilgi göstermesini temenni etmektir."
Bu genel bir tanımdır. Bu tanım, bu cümlede yer alan her kelime için dallandırıp budaklandırılabilir. Orası da benim yapacağım iş değildir.