7 Haziran 2014 Cumartesi
Nesnel Olamama Hastalığı
Yav nesnel (objektif) olmak bu kadar zor olmamalı. Çağımızın hastalığı nesnel olamama hastalığı olmalı bence. İnternet bağımlılığı değil.
En azından bir şeylere nesnel bakabilmeli insan. Bir çiçek güzelse ve fotoğrafı güzelse beğenmekten çekinmemeli bir insan, sırf onu karşıt görüşte olduğu bir fotoğrafçı çekti diye.
En nefret edip en görmek istemediğimiz bir insanın da ara sıra doğru bir laf edeceğini ya da bazen gerçekten doğru hamleler yapabileceğini kabul etmeliyiz.
Çünkü bu nesnel olamama hastalığı zamanla bizi tepkisizliğe götürüyor, farkında değiliz.
Dünyayı geçtim ülkemin doğusunda çöken madendeki işçilere de üzülebilmeli bir insan.
Ya da ölen çocuklara da.
Sahi çocukken daha nesnel değil miydik?
Büyüyünce kirlenmedi dünya. İnsanlar kirlendi. Biz kirlendik.
Severse yaşar insan. Sevemediğimiz için insanları kendi ön yargılarımızdan dolayı, zevk alamamaya başladık hayattan.
Çünkü nesnel olamadık. Her şeyi uzaklaştırdık kendimizden. Yalnız kaldık ve moralimiz bozuldu.
Birimiz geziciydi, diğerimiz akepeli, ya da diğerimiz kürttü ya da diğeri her neyse...
Onlarla konuşmak resmen farkında olmadan kendimize koyduğumuz bir yasaktı ve bu yasaklardan dolayı yalnız kaldık.
4,5 milyar yaşındaki dünyayı 80 senelik hayatımızda paylaşamadık birbirimizle hastalığımızdan dolayı.
Küçükken mahalledeki arkadaşlarıyla top oynarken ebeveynlerimiz büyüyünce mermi sıkmadılar mı oyun arkadaşlarına?
Tıp ilerledi.Sahi ne zaman çaresi bulunacak bu iğrenç hastalığın?
Ulan çok Sunay Akın vari yazdım şimdi bir düşününce.
Al ben de hastayım şimdi...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder